Zorlu PSM ve Tuhaf iş birliğiyle ‘Pınar Sabancı ile Yaşadım Demek İçin Ne Yapmalı?’, her hafta perşembe günleri Zorlu PSM YouTube kanalında yayınlanmaya devam ediyor.  Psikolog Pınar Sabancı, yeni bölüm konuğu Nükhet Duru ile “Hayatın Tadı Nasıl Çıkar?" sorusuna Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde ve Zorlu PSM YouTube kanalında cevaplar arıyor. 

Sabanci

Muazzez İlmiye Çığ ile Büşra Sanay’ın ‘Yaşadım Demek İçin Ne Yapmalı?’ kitabından uyarlanan Psikolog Pınar Sabancı’nın moderatörlüğünde Türkiye’nin sevilen isimlerinin hayat deneyimlerini sahneye taşıdığı ‘Pınar Sabancı ile Yaşadım Demek İçin Ne Yapmalı?’ Her hafta Perşembe günleri Zorlu PSM YouTube kanalında yayınlanmaya devam ediyor.

“Hayatın Tadı Nasıl Çıkar?" sorusuna yanıt arayan Pınar Sabancı’nın sevilen programının Zorlu PSM YouTube kanalındaki yeni bölüm konuğu Nükhet Duru oldu. 

Nukhet Duru

“Neşe icat edilebilir bir şey”

Türk sinemasının baş tacı  KEMAL SUNAL,  vefatının 24. yılında ÖZLEMLE ANILIYOR. Türk sinemasının baş tacı KEMAL SUNAL, vefatının 24. yılında ÖZLEMLE ANILIYOR.

Nükhet Duru, “Az önce insanın yorganın altından zor kalktığı, düştüğünde nasıl kalkması gerektiğini bilmediği günlerin olduğundan bahsettiniz. Siz öyle zamanlarda o gücü nasıl buluyorsunuz? Düştüğünüzde, en kötü halinizle o yataktan kendinizi kaldırmak ve hayata bir daha karışmakla ilgili nasıl bir yöntem uyguluyorsunuz?” sorusunu soran Pınar Sabancı’ya, “Bir kere yaşıyor muyum diye bakıyorum öncelikle. Yaşıyorsam yani ölmedim ise demek ki bir çare var diyorum. Bu çareyi düşünürken ‘Tatlım aç şu yorganı. Ne olsa kalkılacak ve ne olsa yarın yeni bir işe koşulacak’ diyorum. İnanın ben hayatımın hem güzelliklerini hem zorluklarını kendime iş yaratarak, yoktan iş icat ederek atlattım. Çünkü neşe icat edilebilir bir şey ve eğer onu görmeye niyetiniz varsa o zaten köşeden bir yerden size muzip muzip bakıyordur. Göz kırpacaksınız, iki el sallayacaksınız ve göreceksiniz kesinlikle size yaklaşacaktır. Onunla arkadaş olacağız ve tabii en önemlisi kendimizle arkadaş olacağız. Kendimizle oyun arkadaşı olacağız. Bunu başarırsak o oyunlarda mutlaka sıkıntıları bertaraf ederiz. Nasıl oynayacağız derseniz, bu her zaman çok mümkün. Bulaşık yıkarken bile insan oynar, o bardağı o tarafa, bu bardağı bu tarafa derken kafası dağılır. Bütün mesele gerçekten ben mutlu olacağım, mutlu edeceğim, mutlu ettikçe besleneceğim ve mutluluğumu daha da katlayacağım diyebilmekte. Elbette bu şöyle de bir şeyi içeriyor; bana nasıl davranılmasını istiyorsam, o zaman aynısını tanıyayım-tanımayayım karşındakine de sergilemeliyim. İnanın gerçekleşir, geri döner çünkü iyilik yaptıkça, iyi düşündükçe ve iyi yaklaştıkça kesinlikle güzel şeyler gelir. İstemeseniz de sizi bulur, dürter ve yolunuzun altına serilir. Buna inanmanızı istiyorum gerçekten.’ yanıtını verdi.

 

“Yaşadım demek için yaşadığınızı konuşturmak gerek”

 Nükhet Duru, “Tüm konuklarıma sorduğum soruya gelecek olursak, yaşadım demek için ne yapmalı?” sorusunu soran Pınar Sabancı’ya, “Öncelikle yaşayacağım, yaşamalıyım demeli. Bu dünyaya geldim peki bu dünyada nasıl bir iz bırakabilirim demeli. Herkes kendince kendi yakın çevresinde bir iz bırakabilir. Yaşadım demek için yaşadığınızı konuşturmak gerek. Hani derler ya 'Gitti ama şöyleydi, gitti ama böyleydi' diye işte hepimiz bir gün gideceğiz ama neler yaptım diye bakmak, helalleşmek hatta köşedeki bakkaldan, marketteki kasiyere kadar herkesle helalleşebilmek gerek. Mesela bazen gidiyorsunuz dışarıda bir markette, suratı asık halde yüzünüze bile bakmayan ya da başını çeviren insanlar oluyor. Sonra düşünüyorum ‘Canım benim kim bilir nasıl bir sıkıntı içinde’ diyorum. Belki evde çözülmemiş dertleri, çözülmemiş maddi sonuçları, borçları yani hayat böyle şeyleri çok rahat üstümüze yükleyebiliyor zaman zaman sonuçta. Ben de diyorum ki bunu yüklendik, bunu çözeceğiz diye neşeyle düşünmemiz lazım. Elbette asık suratlı insanları o anda yargılamıyorum mutlaka bir derdi vardır, inşallah çözer diyip oradan çıkarken sepet elimde 'Aferin kız iyi bir şey düşündün' diyorum. Yani yaşadım demek için yaşattıklarınızı ve de yaşanılan dertleri algıladım demek bence çok çok değerli.” açıklamasında bulundu.
 

Editör: Orhan Dörter